ANKİLOZAN SPONDİLİT

Home | Sağlık Rahatsızlıkları | ANKİLOZAN SPONDİLİT

ANKİLOZAN SPONDİLİT

Ankilozan spondilit yani omurga romatizması, özellikle omurgadaki eklem ve kemiklerin köprüleşmesine yol açarak belinizde katılaşmaya yol açan iltihaplı romatizma hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Omurganın tümünün
köprüleşerek omurgada tam bir hareket kısıtlılığının oluşmasına neden olabilir.Sıklıkla hastanın bel ve kalça bölgesinde tutulum görülür. Ankilozan spondilit; kronik, ağrılı, ilerleyici ve vücudun diğer organlarını da tutabilen bir
romatizmal hastalıktır. Omurga eklemlerinde ve bazı eklemlerde iltihaba neden olur. İltihabi durum sürüp giderken, eklemlerin iki yanında karşılıklı kemiksi çıkıntılar meydana gelir ve zamanla eklemler birbirine kaynaşır ankiloz
oluşur. Bunun sonucunda sertleşme meydana gelir ve bel hareketleri kısıtlanır. Tam ankiloz, hastaların hepsinde gelişmez ve başlangıçta hareket kısıtlılığından çok ağrı ön planda olabilir. Ankilozan spondilit hastalığının
tipik bulgularını şöyledir :

  • Yavaş ve sinsi başlayan bel ağrısı ve buna eşlik eden uzun süren tutukluk
  • Gün içinde hafifleyen ve özellikle sabahları belirgin belde tutukluk ve ağrı.
  • Egzersiz ile düzelen veya uzun süreli dinlenmesonrası artan bel tutukluğu.

ANKİLOZAN SPONDİLİT VE REFORMER PİLATES

Ankilozan spondilitin tamamen tedavisi maalesef mümkün değildir. Ancak
hastalık kontrol altına alınabilir. Reformer aletli pilates düşük etkili esneklik ve kas
dayanıklılığı egzersizlerinden oluşur. Hareketler kendi içinde ilerleme
gösterir. Tedavi amaçlı olarak fizyoterapistler tarafından önerilen bir
egzersiz programı olan aletli pilates Almanya’da doğmuştur. Joseph H. Pilates
çocukluk yıllarında geçirdiği astım, rikets ve romatizma hastalıkları nedeniyle
güçsüz kalan kaslarını geliştirmek için bu yöntemi kullanmaya başlamıştır.
Egzersizler esnasında omurgada yapılan lateral (yanal) ve frontal (öne doğru)
açılardaki , rotasyon (döndürme) ,fleksiyon (bükülme), ekstansiyon (gerilme)
hareketleri ile omurgalar arasında bulunan sağlıklı omurilik jelinin(cerebrospinal fluid)
salınımı arttırarak omurgadaki katılaşma ve koprüleşmenin önüne
geçilmektedir. Egzersizlerde ki devamlılık ve süreklilik daha doğru ve sağlıklı
omurgaya ulaşmamızda yardımcı olacaktır. Ancak bireyler egzersizleri sürekli
olarak devam ettirmelidir. Egzersizler ilk başlarda ağrılı olsa bile ilerleyen
zamanlarda vücud buna ayak uyduracak ve ilerleme kaydedecektir.

Size en yakın stüdyomuz için tıklayınız..

WhatsApp İletişim